Genç Türk Bilim Adamları

Aldıkları yüksek eğitimlerin yanında araştırmalar yaptılar, denediler, uğraştılar, çabaladılar, aradılar, buldular, icat ettiler…

Onlar farklı; onlar çabaları, çalışmaları ve elde ettikleri başarılarla diğerlerinin arasından sıyrıldılar. Onlar bizi yurtdışında hatta dünya çapında platformlarda temsil ettiler, “En iyi mucit”, “En genç bilim adamı” gibi unvanlara layık görülerek bizleri gururlandırdılar. Peki kim bu insanlar ve bu başarıları nasıl elde etmişler, hangi çalışmaları yapmışlar biraz da onlardan bahsedelim ve genç Türk bilim adamlarımızdan birkaçını tanıyalım.

Mehmet Fatih Yanık, Amerika’da yaşamını sürdüren genç bilim adamlarımızdan biri. Daha 26 yaşında bilgisayarları ışık hızına çıkartacak teknolojiyi icat ederek bilim literatürüne geçmişti. Economist, Focus, Nature gibi ünlü dergiler Yanık’ın bu başarısını tüm dünyaya duyurmuştu. Bugün 29 yaşında olan ve Massachussettes Teknoloji Enstitüsü’nde(MIT) doçentlik yapan genç bilim adamı bir başarıya daha imza attı. Amerika’nın ünlü teknoloji dergisi Technology Review’in “35 Yaş Altı En İyi 35 Mucit”(TR 35 2007 Young Innovators Under 35) listesine adını yazdırdı. Bu liste bilim dünyası açısından büyük prestij ve önem arz ediyor ve listede beynin ışık altındaki yüzleri nasıl tanıdığı, kanser hücrelerinin öldürülmesi gibi projeler ve bunun dışında ünlü sosyal medya sitesi Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg’in ismi de yer alıyor.

***

Bir diğer isim Harvard Üniversitesi Tıp Fakültesi’ndeki laboratuarında obezite ve Tip-2 diyabet üzerinde çalışan 34 yaşındaki asistan Prof. Dr. Umut Özcan. Nature Medicine’de yayımlanan son araştırmasında, diyabetin gelişimine yol açtığına inanılan mekanizmaları alt üst edecek buluşla, obezitede artan iltihabın diyabete yol açmadığını göterdi. Özcan, 29 yaşındayken Harvard Tıp Fakültesi’nde en genç öğretim üyesi olmayı başararak kendi araştırma grubunu ve laboratuarını kurmuştu. 2009 yılında ise Amerika Diyabet Birliği’nin proje yarışmasında, diyabetteki geleceğin öncü ve lider araştırmacısı olarak görülen genç hocalara verilen “Thomas R. Lee Kariyer Geliştirme Ödülü”nü aldı. Kendisi halen Harvard Tıp Fakültesi Çocuk Hastanesi Endokrinoloji bölümünde 10 kişilik bir araştırma ekibini yönetiyor ve Harvard Tıp Fakültesi öğrencilerine ders veriyor.

Bir sonraki bilim adamımız Boğaziçi Üniversitesi Fizik bölümünden mezun olduktan sonra, kazandığı bursla ABD’ye giderek California Üniversitesi’nde “insan hücresindeki motor proteinlerin nasıl yürüdüğü” konusunda doktora tezi hazırlayan Ahmet Yıldız. Yaptığı bu çalışmayla hem doktor unvanını aldı hem de Science tarafından “Dünyada 2005 yılının en genç bilim adamı” seçildi. Dr. Yıldız bu projenin hücre bölünmesi yani kanser hastalığıyla ilgili çok büyük önem taşıdığını belirtiyor. Şuan California Berkeley Üniversitesinde öğretim görevlisi olarak çalışmalarını sürdüren Yıldız, gençlere tecrübelerini aktarırken “Bilginin efendisi olmak için çalışmanın kölesi olmak gerekir.” prensibi ile hareket edilmesi gerektiğini söylüyor.

***

Son olarak da Bilkent Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği bölümünden 2000 yılında mezun olup 2005 yılında Stanford Üniversitesi Elektrik Elektronik Bölümü’nden doktorasını almış ve 2006 yılında Harvard Tıp Fakültesi’ndeki Wellman Işıksal Tedavi Merkezi’nde araştırmacı öğretim üyesi pozisyonuna getirilen Dr. Aydoğan Özcan’dan bahsedelim. Popular Science dergisi Özcan’ı “Tüm Dünyada 2012 yılının en parlak 10 bilim adamı” arasında gösterdi. Projesi ise “Kan tahlili yapan cep telefonu” .UCLA Elektrik Mühendisliği Bölümü’nde görev yapan Özcan’ın tıpta devrim yapan bu cihazı, deyim yerindeyse bilimin zirvesinden inmiyor.

Onlar dilediler, çalıştılar, hedeflerine ulaştılar. Şimdi sıra sizlerde değerli gençler. Yılmak yok, gelecek sizlerin ellerinde…

EMRE ÇİĞDEM

23.07.2013

Yorum yapın