Amaç Eğitim Amaç Spor

Hepimizin dilindedir: “Gençlere sahip çıkmak gerek” sözü de bunun hayata uygulama aşaması hep eksik kalmıştır. Nasıl destek olsak, ne yapsak derken bir bakmışsınız ömür geçmiş. Başka bahara ertelenenlerin arasına “destek olma” sözlerimiz karışmış. Tabii bunun tam tersini yapanlar da var. Hem de “genç olmasına ragmen gençlere destek olan”, iş yaşamının koşuşturmacası içerisinde tüm gücünü, enerjisini, heyecanını bir spor kulübüne aktaran; bir mahalleyi, bir sokağı bu heyecanına aktaran değerli bir arkadaşımızdan sizlere bahsetmek istiyorum.

Özgür Ekmekçioğlu, Atilla Spor Kulübü’nün genç başkanı, tüm gününü tesislerde geçiren, antrenmanların hiç birini kaçırmayan, futbolcular motive olsunlar diye maç başında ve sonunda onlarla özel olarak konuşan bir başkan, Özgür Başkan.

Neden anlatıyorum bunları, “eleştirmek” eksikleri bulmak her ferdin rahatlıkla yapacağı bir durum. Bunun için büyük meziyetlere ihtiyaç yok, ellerinizi cebinize atıp kollarınızı birbirinize bağladığınızda yapıcı olmaktan ziyade, eliştirici olma yolunda emin adımlarla ilerliyorsunuz demek. Kurumları, şahısları eliştirmek kolay olan, değiştirip yenilemek zor olan…

***

Bir gelen olsa da bizleri bu durumdan kurtarsa, kelimesine yabancı olan yoktur aramızda. Özgür Ekmekçioğlu sahasına, tesislerine el konulan bir kulübün başına geçiyor.

Zor olanı tercih ediyor. Bu olayın beni bu denli etkileyen iki yanı var. Birincisi, hayatını spora vermiş, pırlanta gibi gençlerin kaybolup gitmesine izin vermiyor. Ben sebep olmadım ki ben düzelteyim demiyor. İkincisi ise, başarmaya olan inancının gözlerine yansıması. Genç yaşında bir kulüp başkanının gecesini, gündüzüne katması, takımı gol attığında duygularına hakim olamaması, toplumsal bir sorumluluğu kendi üzerine alması…

Daha çok sayardım, çünkü fedakarlık gerektiren sosyal sorumluluk projelerini genç işadamı arkadaşlarımız günümüzde hiç istemiyor. Bir sosyal sorumluluk projesine bırakın maddi destek sağlamayı, kısa bir zaman ayırmak bile birçok kişiye ağır geliyor.

Özgür Başkan’sa bu kişilerden fedakarlık yönünü ortaya çıkararak ayrılıyor. Mustafa Kemal Atatürk’ün akıllardan çıkmayan lafıdır: “Ben sporcunun zeki, çevik ve bir o kadar da ahlaklısını severim.” Yani dört dörtlük bir sporcu…

***

Zor mu, spor yalnızca idmanlardan ibaret mi, futbolcular yalnızca idmanlara, maçlara, gece yaşamına çıkan kişilerden mi ibaret. Tabii ki değil, başta o spor kulübünün yöneticileri ve her kademedeki sorumlusu, sporcusunu her yönde geliştirmekten sorumlu.

Son günlerde sahalarda hiç de görmek istemediğimiz, bize hiç yakışmayan görüntüleri tersine çevirmek, aile ortamı oluşturmak, insanların özendiği sağlıklı spor ortamı oluşturmak için çok yönlü düşünen, elini sadece cebine atan değil aynı zamanda yüreğini ortaya koyan, çevresini, eşini, dostunu kendine, kulübüne inandıran yöneticilerimiz olmalı.

Her gün gazetelere bakıp “bizim başkan bakalım bu sefer kimle söz dalaşına girmiş” demediğimiz, yine mi seyircisiz oynayacağız korkularına kapılmadığımız günlerin gelmesini bekliyoruz.

Özgür Başkan’ın bu denli genç olması, gördüklerinden dersler çıkarması eminim onu da, ona inananları da farklı bir noktaya çıkaracak. Onun çalışmalarını izlemek, futboldan yorulduğum günlerde bana ilaç gibi geldi. “Eleştirmek değil, değiştirmek ve geliştirmek istiyorum” cümlesi bir gence bu kadar yakışır. Bu hafta, böyle bir konuya eğilmemin sebebi, futbolda yaşanan gerilimli günler içerisinde Türkiye’de güzel şeylerin de olduğuna dikkat çekmekti.

EMRE ÇİĞDEM

08.10.2013

Yorum yapın