Sınav Bitti Ama Nasıl?

Yoğun bir LYS döneminin sonuna geldik. Bu hafta fen grubunun ve edebiyat-coğrafya grubunun sınavlarını bir yılın sonunda emekleri ile karşılayan öğrencilerimizin hepsine geçmiş olsun diyelim. Stresli bir dönemi arkada bıraktılar.

Nihayet edebiyat grubunda üç yılın analizini yapıldığında toplanılan veriler yerini buldu. Sınav sonrası sorulara bakıldığında edebiyatın da diğer alanlar gibi gelişen ve ilerleyen bir dal olduğunu sanırım tüm eğitmenler ve öğrenciler görmüştür.

Önceki yıllarda edebiyatın temel taşları olan konulardan öteye gitmeyen anlayış lys sistemi ile birlikte ortadan kalktı. Güncel konuların da yer aldığı sınavın başarı yüzdesi tabii ki ilk olarak yine eğitmenlerin günceli yakalayıp yakalayamaması ile ilgiliydi.

***

Biliyoruz ki öğrenciler maddi ve manevi yatırımları ile bir nevi eğitmenlere bırakıyor kendini. Böyle bir yaklaşıma rağmen öğrencinin bu sınavda başarı sağlamasını başaramayan yahut başarıyı kazançsal anlamda düşünenlerin kaybettiği bir sınavdı diyebiliriz.

Genel olarak bakıldığında Divan Edebiyatı ve Tanzimat Edebiyatı’nın temel bilgilerini; Servet-i Fünun ve Cumhuriyet Edebiyatı’nın da eserlerinin içeriğinin bilinmesine yönelik bir sınavdı.Yine güncel olarak Rasim Özdenören, Sevim Coşkum, Orhan Pamuk vb. yazarlardan oluşmuş soruları da es geçemeyiz.

Bu üç yıllık sistem dahilinde her yıl güncelin artacağını görmek zor değil. Öğrencileri özellikle son iki hafta dahilinde bu konulara yönlendirmenin gerekliliği ise karşımızda.

Bu sistem öğrencilerin “okuma alışkanlığını” geliştirmeye yönelik bir sistem.

Basma kalıp bilgilerle elde edilen bir başarı istenilmemekte. Eğitimin ezberciliğini kırmaya çalışmak da denebilir.

***

Edebiyat grubu sınavı sadece yazarlardan ve eserlerden oluşmadı. Dil ve Anlatım sorularının da YGS ile sınırlı kalmadığını yine görmüş olduk. Okuduğunu anlama ve yorum yapabilme düzeyinin yüksekliğini ölçecek seviyede olan paragraf soruları öğrencileri şaşırtmadı. Bir çok öğrencinin sınava hazırlanma döneminde kaçmak istedikleri bunlar birer soru tarzı değil “gerçekler”dir.

Çalışmalarını yaparlarken paragraftan kaçmayı, çözmek istememeyi ve “uzun” olma durumlarının arkasına saklanmamalılar. Burada da öğretmenlerimizin teşviklerini görmek başarıyı artıracak diye düşünüyorum.

***

Eğer sonuçları toplarsak önümüzdeki yıl ne olacak? Önümüzdeki yıl edebiyat alanında güncellik korunacağı gibi dil ve anlatımda da paragraflara son verilmeyeceğini düşünüyorum.

Peki sabit bir çalışma programı uygulanıp uygulanamayacağını tartışanlara ise küçük bir not öğrenciye gerçekleri göstermek daima en etkili yöntemdir. Öğrencilerimize ise şunu söyleyelim, özellikle yaz ayından itibaren, kitap okuyun.

Günceli takip etmeyi öğrenmeliyiz. Bu başarımızı kat be kat artıracaktır. Yaz aylarında çalışmak değil de deniz, kum, güneş daha cazip gelse de sayfasını çevireceğiniz her kitap ve yapacağınız her türlü çalışma size olumlu bir şekilde geri dönecektir. Eğitim anlayışınızı dar kalıplara koymamayı öğrenmeniz için bu iyi bir fırsat.

Rehaveti ön plana çıkarmadan geleceğe de yatırım yaparak güzel bir tatil geçirebilirsiniz. Seçim sizin, her sınav sonrası saatlerce “boşa” gitti demek yerine, “istediğimi aldım” demek; aynı stresi bir sene sonrası tekrar yaşamak bir tatilinizi daha sizin tabirinizle, “mahvetmek” yerine oturup bir kez daha düşünmek elinizde.

Emeklerinin karşılığını aldığında mutluluğu yaşayanlardan olmanız dileğiyle… Sevgiler…

EMRE ÇİĞDEM

25.06.2013

Yorum yapın